İzmir İşgücü Piyasası

İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir Ticaret Odası, İşkur ve TÜİK işbirliği ile gerçekleştirilen İzmir İşgücü Piyasası Araştırması kapsamında İzmir ili dahilinde toplanan veri setleri, İ.E.Ü. Ekonomi Bölümü Öğretim Üyeleri tarafından analiz edilmiş ve ilk aşamada elde edilen sonuçlar kitaplaştırılmıştır.

İlgili yayının tamamına (.pdf formatında) buraya tıklayarak ulaşılabilir.

Ekonomi Bölümü Öğretim Üyeleri araştırma kapsamında elde edilen veri setlerini çeşitli çalışmalarda kullanmaya devam etmektedirler. Bu çalışmalar sonucu oluşacak makale ve yayınlar bu sayfada duyurulacak ve Working Papers serimizde de yayınlanacaktır.

Bu sayede, Ekonomi Bölümü öğrencileri de uygulamalı ödev ve projeleri (veya merakları) dahilinde İzmir İli işgücü piyasalarına dair ilgi duydukları sorular üzerinde çalışma ve bilgi üretme fırsatına sahip olurlar. Veri setleri sadece İzmir ili genelini değil, üretim ve servis alanlarındaki sektörel alt sınıflandırmaları incelemek için de yeterli zenginliğe sahiptir.

YÖNETİCİ ÖZETİ

Çalışmanın ana hedefi İzmir’deki işgücü piyasasını hem arz hem talep yönünden incelemek, piyasadaki temel eğilimleri belirlemek ve bulgular doğrultusunda karar alıcılara politika belirleme konusunda bir temel oluşturmaktır. Bu amaçla iki ayrı anket uygulanmıştır: hanehalkı anketi piyasanın arz tarafını, işyeri anketi ise talep yönünü ele almaktadır. Hanehalkı anketi, hanehalkının demografik, eğitim, meslek ve istihdam bilgilerini, işyeri anketi ise mevcut ve yeni yaratılacak istihdamın profilini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır.

İşsizlik oranı Türkiye ortalamasının üzerindedir. Kadınlarda işsizlik oranı % 24,15, erkeklerde % 15,04 ve toplamda % 17,4’dür. Kadınlarda işssizlik erkeklerden daha yüksektir bu da eğitim seviyelerinin daha düşük olması ile paralellik göstermektedir. İşsiz sayısı 263.381’dir. Bunların yaklaşık yarısı, 121.439’u 14 yaşından büyük 30 yaşından küçük olan genç işsizlerdir. Genç işssizlerden 38.670’inin daha önce hiçbir iş deneyimi yoktur. Genç işsizlerden 82.770’inin bir iş deneyimi vardır. İş deneyimi olan işsizlerden 33.892’si bir yıldan daha fazla süredir işsizdir. İş deneyimlerinin kazandırdığı vasıfl ar eskimiş durumdadır.

İşsizlerin en çok büro ve müşteri hizmetleri elemanı olarak çalışmak istedikleri tespit edilmiştir. Bunları makine ve tesis operatörlüğü ile herhangi bir vasıf gerektirmeyen işler takip etmektedir. İşsizler tarafından en az tercih edilen çalışma alanları ise tarım, hayvancılık ve su ürünleridir. Buna paralel olarak işsizlerin çoğunlukla orta düzeyde eğitim ve vasıf gerektiren mesleklerde iş aradığı gözlemlenmiştir. Ancak, işsizlerin kendilerini geliştirmek için eğitim ve kurslara yeterli oranda katılmadığı, katılanların da en fazla bilgisayar kurslarına rağbet etikleri ortaya çıkmıştır. İş arayanlar genellikle kurumsal olmayan kanalları kullanmaktadır. Bu da işgücü piyasasının etkinliğini azaltmaktadır.

İşsiz olma olasılığı ve işsizken iş bulma olasılığı kadınlar için, erkeklere göre, daha düşüktür. İşyeri anketi verileri değerlendirildiğinde, gerek temininde güçlük çekilen eleman profilleri, gerekse yeni istihdam edilecek elemanlarda istenen beceri ve nitelikler, işsizler arasında eksik olanın eğitim değil deneyim olduğunu ortaya çıkarmaktadır. İstihdamın yarısının tarım ve hayvancılık, perakende ticaret, otel ve lokantacılık, toptan ticaret ve inşaat sektörlerinde olduğu görülmektedir. 1990 sonrası İzmir’e göç edenlerin işgücü içindeki payı % 30,52’dir.

Toplam istihdamda payı en fazla olan işletmeler sırasıyla küçük, mikro ve orta boy işletmelerdir. Ortalama işletme büyüklüğü hiç bir sektörde 15 çalışanı geçmemektedir. Toplam istihdamın yarısından fazlasının anonim şirketler tarafından sağlandığı ve kamunun payının Türkiye ortalamasının altında olduğu tespit edilmiştir.

Çalışan erkeklerin yoğunlaştığı meslek sınıfl arı küçük işletme sahipleri ve müdürler, kişisel hizmetler ve koruma hizmeti veren elemanlar, metal işleme ve makina ile ilgili işlerde çalışan sanatkarlardır. Çalışan kadınların yoğunlaştığı meslek sınıfları ise eğitim bilimleri ile ilgili profesyoneller, satış ve müşteri hizmetleri ile ilgili nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar, tarım ve hayvancılık ile ilgili niteliksiz işlerde çalışanlardır.

İzmir’de erkeklerin ücret düzeylerinde iş tecrübesinin, kadınların ücret düzeylerinde ise kıdemin çok daha etkin bir rol oynadığı görülmektedir. Eğitimin her iki cinsiyet için de önemli olduğu, fakat eğitim seviyesindeki yükselmenin erkek çalışanların ücretlerine daha büyük bir etkisi olduğu gözlemlenmektedir. Üniversite veya yüksek lisans mezunu olmak ortalama aylık gelir üzerinde lise mezunlarına göre yaklaşık % 50 oranında bir prim sağlamaktadır.

Bir başka sonuç da İzmir doğumlular ve İzmir’e sonradan taşınanlar arasındaki gelir farkına dayanmaktadır. İzmir doğumluların sonradan taşınanlara göre daha az gelir elde edebildikleri görülmektedir. Bu bulgu İzmir kentinin uzun vade de aldığı göçün daha çok kaliteli iş gücünden oluştuğunu göstermesi açısından önemlidir.

Her büyüklükte şirket eleman temininde aynı oranda sıkıntı yaşamaktadır. Doldurulamayan işler mesleki bilgi ve beceri eksikliği nedeniyle boş kalmaktadır. İstihdam edilenlerin sahip olduğu en önemli nitelikler işverenler tarafından mesleki bilgi, fiziki ve bedensel yeterlilik ve bilgisayar kullanma becerisi olarak belirtilmiştir. Çalışanların kendilerini sınıflandırması ile işyerlerinin onları nasıl sınıflandırdığı farklılık göstermektedir. Çalışanlar kendilerini işyerlerine göre daha vasıflı meslek gruplarına dahil etmektedir. İş arayanlar ve eleman arayanlar farklı bir sınıflama kullanmakta ve bu işgücü piyasasında iletişim eksikliğinden kaynaklanan bir eşleştirme sorunu yaratmaktadır. Eleman temininde en çok güçlük çekilen meslekler diğer işlerde çalışan sanatkarlar, metal işleme ve makine ile ilgili işlerde çalışan sanatkarlar ve madencilik, inşaat, imalat ve ulaştırma sektörlerinde nitelik gerektirmeyen işlerde çalışan elemanlardır.

Önümüzdeki üç yıl içinde istihdam yaratmaya yönelik yatırım yapılacak sektörlerin imalat, perakende ticaret, kişisel ev eşyaları onarımı ve toptan ticaret olduğu öngörülmüştür. Mevcut kapasiteyle yaratılacak istihdam ise meslek gruplarına göre nitelik gerektirmeyen işler, deri işleyen sanatkarlar ve makine montaj ve operatörleri olarak öne çıkmaktadır.

İzmir’de ortalama ücretler ile işsizlerin veya iş değiştirmeyi düşünenlerin ücret beklentileri arasında bir uyumsuzluk görülmemektedir. İzmir işgücü piyasasında çok yüksek bir iş değiştirme oranı ile karşılaşılmıştır. Bu yüksek hareketliliğin kaynakları çeşitlidir. Bir yandan sosyal güvenliğin eksikliği çalışanların işlerini bırakma maliyetini azaltmakta ve hareketliliği yükseltmektedir. Diğer yandan, işyerlerinin özellikle nitelik gerektirmeyen işlerde çalıştırdıkları elemanları “esnek işgücü” anlayışıyla kolayca işten çıkarıp, ihtiyaç duyduklarında tekrar alma politikası izlediklerini düşündürmektedir.

Hareketliliğin en yüksek olduğu meslek grupları daha çok nitelik gerektirmeyen kategorilerde yoğunlaşmaktadır. Temininde güçlük çekilen pozisyonlar ve yeni yaratılacak istihdam verisi incelendiğinde tesis ve makine operatörleri ve montajcılar meslek grubunda iş değiştirenlerin daha çok kendi istekleriyle, daha iyi bir işe kavuşma amacıyla iş değiştirdikleri, ancak sanatkarlar ve ilgili işlerde çalışanlar ile nitelik gerektirmeyen meslek gruplarında ise iş değiştirmenin çalışanların daha iyi bir iş bulma arayışıyla değil de işlerini kaybetmeleri nedeniyle gerçekleştiği ortaya çıkmaktadır.